6 Mart 2013 Çarşamba

Lezzetli Kesirler :)

Matematiğin en keyifli konularından biri olan kesirler konusuna nihayet başladık :)
Önce her konu başında olduğu gibi tahtaya "Ne Biliyoruz?" ve "Neler Öğreneceğiz?" sorularımızı yazıp hem ön bilgilerimizi hatırladık hem hedeften haberdar olduk. 
İlk ve en basit etkinliğimiz için her çocuğuma bir A5 kağıt dağıttım. Kağıtları önce ikiye, sonra tekrar ikiye ve oluşan şeridi de ortadan ikiye katlayıp kolayca 8 eş parçaya ayırdık. Tahtaya 3/8'ü mavi, 2/8'si kırmızı şeklinde yönergeleri yazdım. Çocuklarım da yönergeye uygun olarak kesirleri belirleyip boyadılar. Ardından bunu defterlerimize yapıştırıp her rengin belirttiği kesir değerini de yanına yazdık. 


Sıra ikinci etkinliğimiz olan Kesir Robotumuza geldi. daha önceden hazırladığım çalışma kağıdını çocuklarıma dağıttım. Önce robotlara birer isim verip yüzlerini çizdik. Ardından sayfada yer alan  "Gövdenin 4/6'ünü boyayın" gibi yönergelere göre robotlarımızın belirtilen kesir kadar bölümlerini renklendirdik. 











Robotlarımız (ki birinin adı Babacan'dı belirtmeden geçemeyeceğim ;) ) panoda yerini aldı ve sıra dondurmalarımıza geldi. 
Çalışma kağıdımızı (ben hızlıca yapılabilsin diye A5 boyutunda bastım) her çocuğuma dağıttım. Ayrıca her birine 1/8 büyüklüğünde pembe fon kartonu da dağıttım. Önce kaseleri kesip kartona yapıştırdık ve boyadık. Ardından dondurma toplarımızı 9'lu grup görüntüsünü bozmamak için kesmeden renklendirmeye başladık. bunun için tahtaya 2/9'si naneli, 3/9'ü çilekli gibi yönergeler yazdım. 


Bütün toplar boyandıktan sonra kesilip kasedeki yerlerini almak üzere yapıştırıldı ve muhteşem meşhur Sarıkamış kesir dondurmaları hazırlandı. kaselerin üstüne ya da etrafına her dondurma çeşidinin kesir olarak değerini de yazıp bunlarla da koridordaki panomuzu şenlendirdik :)










Bu üç etkinlik iki ders saati sürünce pizzalarımızı yapmak serbest etkinlik saatine kaldı. 
Bu etkinlik için de önceden hazırladığım çalışma kağıtlarını bu kez renkli A4'lere basıp çocuklarıma dağıttım. Önce dilimlenmiş pizzamızın üzerine malzemelerimizi koyduk. Bunun için yine tahtaya kesirlerle yönergelerimi yazdım. "2/8'si domatesli ve mantarlı, 3/8'ü biberli ve sucuklu" gibi. Çocuklarım yönergelere uygun olarak malzemeleri pizza dilimlerinin üzerine çizip boyadıktan sonra bu pizzayı bütün halde kesip çıkardık. 
Turuncu renkteki asıl kağıdımızda yer alan dairemizin içine pizzamızla ilgili yönergelerimizi yazdık. Hazırlamış olduğumuz pizzanın dilimlerini merkezden dışa doğru kestik ama dilimleri birbirinden ayırmadan. Tamamlanmış olan pizzamızı turuncu kağıdımızdaki dairenin üzerine yapıştırarak pizzalarımızı tamamladık.  












Kesir pizzalarımız da koridordaki yerini alınca değmeyin keyfimize :)
Gün boyu o kadar çok eğlendik ki anlatamam :) Elbet zaman zaman kızdık, söylendik birbirimize ama onlar sayılmaz ;) 
Sonuç "Çok keyifli bir ders matematik öğretmenim!" nidalarıyla geçen son derece verimli, hiiç unutulmamak üzere hafızalara kazınmış üç ders saati oldu. Hiç unutulmayacak biliyorum çünkü her yeni konu için eski öğrendiklerimizi hatırlarken bunu yaşıyorum. Geçen yıl aynı konularda yaptığımız her etkinliği bir bir sayıyorlar bana. Bu da beni çok mutlu ediyor :) Bir kazanımım da çocuklarımın matematik dersine karşı inanılmaz olumlu olan tutumları. "Bugün 6 saat matematik yapacağız" dediğimde sevinçten havalara uçabiliyorlar ya da "teneffüse çıkmayalım öğretmenim devam edelim" diyebiliyorlar. 
Bu arada robot, dondurma ve pizza etkinliklerini Pinterest'te görüp sınıfıma uyarladığımı ancak çalışma kağıtlarının tamamen bana ait olduğunu belirtmeliyim. 
Çalışma kağıtlarımızı buradan indirip sınıfınızda kullanabilirsiniz. Pizza ve dondurma için yönerge yazmadım. Onu dilediğiniz gibi  kendiniz belirleyebilirsiniz. 

Sütun Garfikleri

Dersimiz matematik, konumuz sütun grafikleriydi. Önce dersi vitaminden işlemeyi planlamıştım ancak sınıfa girince içime sinmedi yine bir etkinlik uyduruverdim ;)
Matematik dersinde her yeni konuya başlarken tahtaya ve tabii defterlere başlığın altına "Ne biliyoruz?" Diye yazıyoruz. Ardından eski bilgilerimizi hatırlıyoruz, iki dakikalık kısa bir tekrar yapıyoruz. Sonra "Ne Öğreneceğiz?" yazıp yeni kazanımımızda neler öğreneceğimizi kısaca yazarak konuya giriyoruz. Bu şekilde derse başlamak daha verimli oluyor.
Her neyse, bu girişin ardından bir topluluğu parçalara bölmenin en kestirme yolu olan bir yönerge verdim; "herkes tuttuğu takımın adını küçük bir kâğıda yazsın." Nedense sevinç nidaları arasında takımlar yazılıp toplandı.
Tahtaya boş bir çetele tablosu çizdim. Çocuklarımın her birine de onlar takımlarını yazarken bilgisayarda hazırlayıp çıktı aldığım boş çetele tablolarını dağıttım. Sonra tablonun başlığı, sütun ve satırlada yer alacak bilgileri birlikte belirleyip ben tahtaya onlar da kendi tablolarına yazdık. Ardından sıra sonuçları belirlemeye geldi. Alkışlar ve kontrollü tezahüratlar arasında bütün kağıtlar açılıp okunarak çetele tabloları hem tahtada hem çocukların kağıtlarında oluşturuldu. Ardından tablolar kesilip defterlere yapıştırıldı.


 Aynı şekilde dağıttığım boş tablolara sıklık tablolarını bu kez herkes kendisi oluşturdu.

Son aşama sütun grafiği oluşturma kısmına geldiğimizde kareli defterlere kontrollü şekilde yatay ve dikey eksenler çizildi. Ardından sütunlar çizilirken nelere dikkat edilmesi gerektiğinden kısaca bahsettikten sonra herkes sıklık tablolarından yararlanarak kendi sütun grafiğini oluşturdu.
Son olarak ufak hataları düzelttik ve grafik okuma çalışmalarıyla dersimizi noktaladık. Sonraki derste sıklık tablosunu verip sütun grafiğini çizmelerini istediğimde sınıfta hata yapan bir iki kişi dışında sorunsuz şekilde grafikler çizildi.






Bu arada etkinlik sayesinde sınıfımızda tek bir Beşiktaş taraftarı olduğunu da öğrendik ve kendisini özel olarak alkışlayıp kutlamayı ihmal etmedik :)
Çok keyifli ve verimli bir etkinlikle bu konumuzu da noktalamış olduk.








22 Şubat 2013 Cuma

Tümleçleri Öğreniyoruz


Türkçe dersinde konumuz tümleçler ya da kitabımızdaki tuhaf tanımıyla işi tamamlayan sözcükler.
Pinterest'te gördüğüm başka bir konuyla ilgili bir etkinliği tümleçler konusuna uyarladım. Çok da güzel oldu :)
Öncelikle cümlenin temel öğeleri olan özne ve yüklemi hatırladık. Özneyi bulmak için yaptığımız etkinliği anımsayıp bir iki ufak tekrardan sonra her çocuğuma bir A4 kâğıt verip bunları A6 boyutunda 4 parçaya ayırmalarını istedim.
İlk kâğıdımızın en altına "Siyah köpek oturdu" cümlesini yazdık. Özne ve yüklemini belirledik. Ardından her çocuğumdan cümleyi resmetmelerini istedim. Ama sadece cümlede verilen bilgileri kullanarak. 



Herkes oturan bir siyah köpek çizdikten sonra ikinci kâğıtlara geçtik. İkinci cümlemiz "Siyah köpek kulübesinin önünde oturdu. " bu cümle de kâğıdın en altına yazılıp resmedildi. Bu kez her kağıtta bir kulübe ve önünde oturan bir siyah köpek oldu.



Üçüncü kâğıtlara "Siyah köpek güneşli bir günde kulübesinin önünde oturdu." yazıp bu cümlenin resmini de yaptık.



Son kağıdımıza da "Siyah köpek güneşli bir günde kulübesinin önünde bahçedeki çiçekleri ve kelebekleri seyrederek oturdu." yazıp bu kez en ayrıntılı resmimizi yaptık.


Son olarak bu dört resimi sırasıyla alt alta birbirine bantladık. 
İlk cümlede özne ve yüklemi belirlemiştik zaten. İkinci kağıttaki cümlenin yüklemine "nerede?" sorusunu sorduk. "Kulübesinin önünde" cevabını fosforlu kalemle çizip kâğıdın üstüne de "nerede?" Diye yazdık sonradan deftere bakınca anımsayabilmek için. Üçüncü cümleye "Ne zaman?" dördüncü cümleye de "Nasıl?" Sorularını sorarak cevaplarını keçeli kalemlerle belirledik.
























Böylece her cümlede tümleçleri bulmuş, tümlecin, eylemi belirtme, tamamlama görevini en güzel ve somut şekilde göstermiş olduk.
Son olarak katlayarak defterimize yapıştırdık. Deftere yapıştırdığımız bu resimli ve neşeli kitapçığımızın en üst kapak kısmına kısa bir tümleç tanımı yazarak etkinliğimizi noktaladık.













Biz biraz oyalandık, etkinlik 2 saat sürdü. Ama çook eğlendik, kolayca kavradık.Hem keyifli hem de son derece masrafsız bir etkinlik oldu :)

15 Şubat 2013 Cuma

Öznel ve Nesnel Yargılar

Türkçe dersi konumuz öznel ve nesnel yargılardı. Basit ama keyifli bir etkinlik hazırladım. Etkinliğin bir bölümü eşimin tavsiyesi geri kalanı orjinal ;)
Öncelikle kısaca konudan bahsettik, önceden hazırlamış olduğum çalışma kâğıdımızı çocuklarıma dağıttım. Çalışmayı yaptık, bilgi kutularını kesip defterimize yapıştırdık. Ali'nin düşüncelerini öznel ve nesnel olarak sınıflandırdığımız çalışmayı da katlayarak defterimize yapıştırdık. Bu kısım 1 ders saati sürdü.






Çalışma kağıdımızı buradan indirebilirsiniz. 
İkinci derste "Öznel ve Nesnel Yargılarım" başlıklı çalışma kağıdımızı dağıttım. Çocuklarımın her biri kendi kağıdında ortadaki çerçeveye kendi resmini çizdi ki buna bayılıyorlar ;) ardından düşünce balonlarından mavi olanlara okulumuz ve sınıfımızla ilgili öznel yargılarını, turuncu olanlarına da nesnel yargılarını yazdılar. Elbet muhteşem Portofino eşliğinde :)
Yalnız öznel yargı kısmını kavramaları biraz zor oldu. Bazı çocuklarım olayı yanlış anlayıp öznel yargıyı yalan, yanlış bilgi olarak değerlendirip örneğin "okulumuz 6 katlıdır" gibi cümleler yazdılar. Bu sıkıntıyı da o anda farklı örneklerle çözüp hallettik.





Öğlen arasında eşime öznel yargıyla ilgili sıkıntıdan bahsedince bana verdiği fikri biraz daha geliştirip serbest etkinlik saatinde uygulanmak üzere basit bir etkinlik daha hazırladım. Öncelikle çocuklarıma küçük renkli kâğıtlar dağıttım. Bunlar sınıfta önceden hazırlanmış şekilde bol miktarda var. Tahtaya iki cümle yazdım. İlki, "Sınıfımızın duvarlarında ...... tane harita asılıdır." İkinci cümle "En güzel yemek ........" 
Ardından iki cümleyi de tamamlayarak küçük kâğıtlarına yazmalarını istedim. Bu kısım sevgili eşimin fikriydi. Onlar cümleleri yazarken ben de bir fon kartonunu ortadan ikiye kesmeden ayırdım ve tahtaya yapıştırdım. Çocuklarıma ilk cümleyi sol tarafa ikinci sağ tarafa yapıştırmalarını söyledim. 



Yapıştırma işi tamamlandıktan sonra ilk cümle için yazılanları tek tek okuduk. Herkes "Sınıfımızın duvarlarında iki tane harita asılıdır." yazmıştı normal olarak. "İşte bu, nesnel yargıdır." dedim ve postere nesnel yargı yazdım. Sonra ikinci bölümdeki cümleleri tek tek okuduk. "En güzel yemek mantıdır." "En güzel yemek karnıyarıktır." gibi o an sınıfta bulunan 27 çocuğumun neredeyse hepsinden faklı cümleler geldiğini gördüler. "İşte bu, öznel yargıdır." diyerek postere Öznel Yargı yazdım. Öznel yargının yalan bilgi değil sadece kişisel görüş olduğunu "Haaaaaaa!" nidaları arasında tekrar vurgulayarak etkinliğimizi başarıyla noktaladık :) 


Aslında bu poster etkinliğini ilk başta uygulamak sanırım benim yaşadığım yanlış anlaşılma sorununu ortadan kaldırabilirdi. Yine de hatanın neresinden dönülse kârdır. 
Sonuçta konu sınıfın çok büyük kısmı tarafından kavrandı, ödevler verildi. Elbet daha bol bol  tekrarlar yapılacak.