süsleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süsleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

Kış Kapısı

Bugün hem yeni yıl hem kış mevsimi için bir iki etkinlik yaptık. Mevsimlerden konuştuk, kış mevsiminde olduğumuzu tekrarladık. Aslında burada en kolay işlediğimiz mevsim kış. Başkasını pek görmüyoruz çünkü ;) 
Kardan adamlarımızı kes yapıştır etkinliği şeklinde internetten buldum. Şapka, eldiven, kravat, atkı gibi aksesuarlardan çocuklar dilediklerini kesip kardan adama yapıştırarak tamamlıyorlar. Yaptığımız kardan adamlarla kapımızı süslemeyi düşünürken aklıma mevsim temalı kapılar hazırlamak geldi. Böylece yeniyıl konseptinden biraz sapıp kış temalı kapımızı hazırladık. 

 


Kapımızı mevsimlere ve belirli günlere göre süsleyerek mevsim şeridi uygulamamızı biraz daha canlı hale getireceğiz. Kapıyı boydan boya kaplamak için rulo kağıt ve koli bandı kullandım. Kardan adamların sayısız çeşidi internette mevcut. Bizim kullandığımız kardan adamın örneği de burada. 

Elbet bu sadece bir fikir. Kapı süslemeleri belirli gün ve haftalar, mevsimler ya da pek çok farklı konu için kullanılabilir. Hele bizimki gibi koyu kahverengi bir kapınız varsa böylesi çok daha güzel oluyor. 

11 Aralık 2012 Salı

Çizgisel Çılgınlık :)

Dersimiz Görsel Sanatlar, konumuz çizgisel çalışmalar. 
Sınıf düzenim zaten üç büyük küme şeklinde olduğu için bu üç kümeyle çalıştık. Önce her kümeye yaklaşık 3 m uzunluğunda kağıt verdim. Bu kağıtları İkea'dan almıştım daha önce ve sınıfta çok kullanıyoruz.
Her neyse kağıtlar sıralara serildi ve sulu boya için malzemeler hazırlandı. Ardından her grup kendi kağıdına dilediği gibi siyah renkli çizgiler çizdi. Bu aşamada hem birbirlerinin çizimlerini takip ederek gerektiğinde tamamlayıcı çizimler yaptılar hem de birlikte nereye nasıl çizgiler yapılacağına karar verdiler. İlk aşamamız oldukça sakin geçti. Bir iki küslük olayını da benim müdahelemle çözdük ;)












Ardından çizgiler arasında kalan bölümleri diledikleri çizgi türlerini (Yatay ya da düşey çizgiler, kırık çizgiler, eğik çizgiler vs.) kullanarak pastel boyalarla doldurdular. Yine tüm grup üyeleri aynı kağıt üzerinde farklı yerlerde çalışarak büyük resmi tamamladılar. 



 Elbet çalışmanın yarısına gelmeden zil çaldı. Teneffüse çıktık. Geri döndüğümde iki grubun çalışmaları bitmişti. Diğer grup da tamamlamak üzereydi. Ama pastel boyayı eline alan kağıdın yanında kendine, arkadaşına da sakal bıyık çizmiş :) Sınıfa girdim bir sürü bıyıklı soytarı beni bekliyor :) 

Önce kızayım dedim ama baktım öyle mutlular ki! Ben de aldım yüz boyalarını hepsini güzelce boyadım. Bir sürü bıyıklımız ve palyaçomuz oldu. Sonrası malum çılgınlık :) Uzun zamandır en çok güldüğümüz ders oldu :)










Peki bu kadar deliliğin sonucu ne oldu diyeceksiniz.
İşte ilk ve somut olan muhteşem sonuç. Doğrusu bu kadarını beklemiyordum.






Elbet bu yıl her çalışmamızda olduğu gibi okul koridorundaki yerini de aldılar. 
Bu çılgınlığın ikinci ve belki daha önemli kazanımı ise bol bol gülüp eğlenerek, birbirimize sarılıp poz vererek, birbirimize gülerek, yardımlaşarak ve birlikte çalışarak geçirdiğimiz, ürünümüzle ve kendimizle gurur duyduğumuz iki ders oldu. Hep söylüyorum okul illa ki herkesin yüzünün asık olduğu, ciddiyetle ve hiç durmadan çalışılan bir yer olmak zorunda değil. Aslında çok eğlenceli bir yer olabilir yeter ki biz isteyelim :) Çocuklarımız okulda ne kadar güzel zaman geçirirse zorunlu sıkıcı anlarda da o kadar verimli ve istekli olurlar diye düşünüyorum.

19 Nisan 2012 Perşembe

YAŞASIN 23 NİSAN!


Her yıl 23 Nisan yaklaştıkça beni heyecan sarıyor. Bir öğretmen olarak en sevdiğim bayramımız 23 Nisan. Hafta boyu çocuklarımla bayramdan ve Atatürk'ümüzden konuştuk. Şiirler yazdık, şarkılar söyledik. 
Pazartesi günü çocuklarımın etkinliklerde çekilmiş fotoğraflarından oluşan bir Atatürk portresi hazırlayıp panoya astım. "Resme dikkatli bakın" dedim. "Öğretmenim bunlar bizim fotoğraflarımız" diye şaşırdılar. "Atatürk sizsiniz çünkü" dedim. "Birlikte çalıştığınız zamanlarda Atatürk oluyorsunuz." dedim. Gözlerindeki parıltı ve sevinç bana bazı şeylerin boşa olmadığını gösterdi.
İşte Atatürk'ümüz
 Çocukların her bayramı ama özellikle 23 Nisan'ı coşkuyla yaşamasını çok önemsiyorum. 20 sene sonra okulla ilgili düşündüklerinde akıllarına gelecek şeyler bu etkinlikler ve bayramlar olsun istiyorum. Kendi sınıfım için zaten elimden geleni yapıyorum ya tüm çocuklara karşı sorumlu hissediyorum kendimi. 
Biz sınıfımızı salı günü süsledik. Daha doğrusu çocuklarım süsledi. Bugün de 2. sınıflar sabahtan süsleme yapıyordu. Bir ara baktım koridora kapılarının yanındaki duvara balonlar asıyorlar, "Bütün koridoru balonlarla, bayraklarla süsleyelim mi?" dedim. Öğretmenleri de kabul etti :)
Gerisi malum, curcuna, eğlence, neşe, gürültü ve yorgunluk...

 Öğleden sonra iki ders boyu çoluk çocuk uğraştık. Şarkılar söyleye söyleye fenerler yaptık, balonlar hazırladık. Herkes bir işin ucundan tuttu, hem eğlendik hem sonuçta kendimizle gurur duyduk. Yüzlerce balon şişti, bağlandı, yüzlerce fener hazırlandı, ipler bağlandı, öğrenciler oradan oraya koşturdu, bazıları işi gücü bırakıp oyuna daldı, kimi bağırdı, kimi şarkı söyledi, balon patladı, ip koptu derken son zil çaldığında çocuklarımız sonuçtan mutlu şekilde okuldan ayrıldı.
2, 3 ve 4. sınıfların hem öğretenleri hem öğrencilerinin hepsine tekrar teşekkürler :)
 Sonuç; harika bir koridor oldu :)
























Son olarak iki farklı fener yapımının fotoğrafı. Ben internetten buldum. 2. sınıftan itibaren çocuklar kolayca yapabilir :)