15 Şubat 2013 Cuma

Öznel ve Nesnel Yargılar

Türkçe dersi konumuz öznel ve nesnel yargılardı. Basit ama keyifli bir etkinlik hazırladım. Etkinliğin bir bölümü eşimin tavsiyesi geri kalanı orjinal ;)
Öncelikle kısaca konudan bahsettik, önceden hazırlamış olduğum çalışma kâğıdımızı çocuklarıma dağıttım. Çalışmayı yaptık, bilgi kutularını kesip defterimize yapıştırdık. Ali'nin düşüncelerini öznel ve nesnel olarak sınıflandırdığımız çalışmayı da katlayarak defterimize yapıştırdık. Bu kısım 1 ders saati sürdü.






Çalışma kağıdımızı buradan indirebilirsiniz. 
İkinci derste "Öznel ve Nesnel Yargılarım" başlıklı çalışma kağıdımızı dağıttım. Çocuklarımın her biri kendi kağıdında ortadaki çerçeveye kendi resmini çizdi ki buna bayılıyorlar ;) ardından düşünce balonlarından mavi olanlara okulumuz ve sınıfımızla ilgili öznel yargılarını, turuncu olanlarına da nesnel yargılarını yazdılar. Elbet muhteşem Portofino eşliğinde :)
Yalnız öznel yargı kısmını kavramaları biraz zor oldu. Bazı çocuklarım olayı yanlış anlayıp öznel yargıyı yalan, yanlış bilgi olarak değerlendirip örneğin "okulumuz 6 katlıdır" gibi cümleler yazdılar. Bu sıkıntıyı da o anda farklı örneklerle çözüp hallettik.





Öğlen arasında eşime öznel yargıyla ilgili sıkıntıdan bahsedince bana verdiği fikri biraz daha geliştirip serbest etkinlik saatinde uygulanmak üzere basit bir etkinlik daha hazırladım. Öncelikle çocuklarıma küçük renkli kâğıtlar dağıttım. Bunlar sınıfta önceden hazırlanmış şekilde bol miktarda var. Tahtaya iki cümle yazdım. İlki, "Sınıfımızın duvarlarında ...... tane harita asılıdır." İkinci cümle "En güzel yemek ........" 
Ardından iki cümleyi de tamamlayarak küçük kâğıtlarına yazmalarını istedim. Bu kısım sevgili eşimin fikriydi. Onlar cümleleri yazarken ben de bir fon kartonunu ortadan ikiye kesmeden ayırdım ve tahtaya yapıştırdım. Çocuklarıma ilk cümleyi sol tarafa ikinci sağ tarafa yapıştırmalarını söyledim. 



Yapıştırma işi tamamlandıktan sonra ilk cümle için yazılanları tek tek okuduk. Herkes "Sınıfımızın duvarlarında iki tane harita asılıdır." yazmıştı normal olarak. "İşte bu, nesnel yargıdır." dedim ve postere nesnel yargı yazdım. Sonra ikinci bölümdeki cümleleri tek tek okuduk. "En güzel yemek mantıdır." "En güzel yemek karnıyarıktır." gibi o an sınıfta bulunan 27 çocuğumun neredeyse hepsinden faklı cümleler geldiğini gördüler. "İşte bu, öznel yargıdır." diyerek postere Öznel Yargı yazdım. Öznel yargının yalan bilgi değil sadece kişisel görüş olduğunu "Haaaaaaa!" nidaları arasında tekrar vurgulayarak etkinliğimizi başarıyla noktaladık :) 


Aslında bu poster etkinliğini ilk başta uygulamak sanırım benim yaşadığım yanlış anlaşılma sorununu ortadan kaldırabilirdi. Yine de hatanın neresinden dönülse kârdır. 
Sonuçta konu sınıfın çok büyük kısmı tarafından kavrandı, ödevler verildi. Elbet daha bol bol  tekrarlar yapılacak. 

14 Şubat 2013 Perşembe

Özet Çalışmamız

Türkçe dersinde okuduğumuz metni özetleme önemli bir kazanım. Biz de bugün basit bir özet çalışması yaptık.
Öyküleyici bir metni özetlerken kullanılan anahtar sözcüklerimizi ilk önce flipchart kağıdına yazıp kısaca neler yapacağımızı açıkladım.

Metnimiz Kurtuluş Savaşı sırasında geçen bir olayla ilgili bir kahramanlık öyküsü; Söğütlü Ali. İlk ders bol bol sesli okuma yapıp sözcük çalışmasını da tamamladığımız için çocuklarım metne tamamen hakimdi.
Anahtar sözcüklerimizden ilki "önce" olayın en başında ne olduğunu belirlediğimiz kısım. İkinci sözcük "sonra" üçüncü "daha sonra" ve "en sonunda" her anahtar sözcük için kısaca bilgilerimizi yazarak hem posterimizi hem özet çalışmamızı tamamlamış olduk.
Bu şekilde yol gösteren anahtar sözcükler olunca basitçe özet çıkarmak çok kolay ve keyifli oldu.
Etkinlik, çocuklarımın defterlerine yazmaları için geçen süre de dahil toplam bir ders saati sürdü.
Oldukça keyifli ve işi kolaylaştıran bir yöntemle metnin özetini çıkarmış olduk :)


Hikaye özetlerken kullanmak üzere iki farklı afiş de hazırladım. Bu afişlerden ilki hikaye haritası hazırlamak, diğeri de özet çalışması için kullanılabilir. Afişleri yazıcıdan büyük boyutlu çıkarıp üzerini yapışkan jelatinle kaplayarak silip tekrar kullanabileceğiniz bir poster hazırlayabilirsiniz. Böylece her metin için rahatlıkla kullanabilirsiniz. 

Posterleri buradan indirebilirsiniz. 

12 Şubat 2013 Salı

Bardak Küremiz

Dersimiz görsel sanatlar, kazanımımız "Üç boyutlu basit biçimlerle inşa yapar" Bu konuda değil ama daha önce teknoloji tasarım derslerinde yapanları çok görmüş ve biraz da kıskanmıştım. Bugün biz de pet bardaklardan küre yaptık.
Bütün sınıf tek bir ürün için çalıştık. Son derece keyifli bir grup çalışması oldu :)
Önce her çocuğuma 3 tane pet bardak verdim. Bu bardakları üçünün de dibi birbirine değecek şekilde bantla birbirine yapıştırdılar. Ardından bu üçerli grupları da birbirine yine dipleri birbirine değecek şekilde yapıştırdılar. Bu arada benim işim de bantla yapıştırılan bardakların dip kısımları ayrık durmasın diye zımbalamak oldu. her çocuk ikişer tane üçlü grup yaptı. Bu çalışma için yaklaşık 200 bardak kullandığımızı eklemeliyim. 


Bu şekilde sürekli büyüyen bir kaç parça çalışmamız oldu. Son olarak bütün parçaları birbirine ekledik. Aralarda bir iki boşluk kaldı, onları da tek bardaklarla tamamlayarak dev bir küre elde ettik. Şeklin küreye dönüşmesi tamamen kendiliğinden oluyor. Dikkat edilmesi gereken tek şey bardakların dip kısımlarının da ağız kısımlarının da birbirine temas etmesi. Sonuç çocuklarımı çok mutlu etti. İçinde her birinin tek tek emeği olan küremizi alkışlar arasında havaya kaldırdığımda yüzlerindeki neşeyi görmeliydiniz :) Son olarak sevgili küremiz tavandan sarkıtılarak sınıf dekorasyonumuzdaki yerini aldı. Bütün bu işlemler 29 kişilik sınıfımda 1 ders saati sürdü. Elbet bolca gürültü patırtı ve hareketin olduğunu da eklemem gerek :)


Bu arada çalışmanın aslında ilk üçlü bardak grubuna diğer bardakların tek tek eklenmesiyle yapıldığını hatırlatayım. Bizim yöntemimizde kürede ufak bir yamukluk oluyor ama bu da pek problem yaratmıyor. Sonuçta amacımız grup çalışmasıyla bir ürün ortaya koymak ve bunu da başardık :)

19 Aralık 2012 Çarşamba

Bu Eylemi Yapan Kim?

Bu kez Türkçe dersi, konumuz cümlede özneyi bulma ve her zamanki gibi anında uydurma ;)
Arada eylem bildiren sözcüklere bazı sorular sorup yanıt arardık, çoğu zaman sınıfın sadece küçük bir kısmı bunu başarır geri kalan boş boş bakardı. Özne konusunu ilk defa bugün Özne olarak işledik. 
Öncelikle her çocuğuma renkli kağıtlardan birer küçük ok işareti kesip dağıttım. Bu kağıtlar A6 boyutunun yarısına ayrılmış durumda bir tomar var elimin altında. Sınıfta pek çok malzemenin sürekli el altında olması çok işe yarıyor ve zaman zaman hayat kurtarıyor. 
Her neyse, küçük oklarımızın üzerine keçeli kalemle de kocaman "Kim?" yazdım. Bu işlem 29 öğrenci için yaklaşık 10 dakika sürdü ki bu arada sevgili kuduruklarım tahtaya yazmış olduğum cümleleri defterlerine geçirmekle meşguldü.
Ardından ilk cümlenin eylem bildiren sözcüğünü bulduk. Bunda halen zorlanan bir iki çocuğum var ama genelimiz yapabiliyor. Eylemin altından çizip tahta için hazırlamış olduğum "Kim?" okunu eylemin önüne tutup okuduk. "Kim geldi?" şeklinde. Cevap zaten apaçık ortada. "İşte suçluyu bulduk" deyip etrafına bir yuvarlak ve saçları da çizdik.Suçluyu bulma fikrini öyle çok sevdiler ki üçüncü cümlede herkes olayı kapmış ve de hatasız özne bulur olmuştu :)
Şimdi siz "Ne var bunda?" diyebilirsiniz elbet ama benimki gibi bir sınıfta anlatılan konunun hemen kavranmış olması bir mucizedir çoğu zaman. Aynı işi herkes defterindeki küçük oklarla yaptı. Önce defterde ardından koşup tahtada suçluları birer birer buldular hem de en başarısızlar bile :)











Birkaç çalışmanın ardından özne tanımını da verip cümlelere devam ettik. Çok basit bu materyalle daha önce normal yollarla kavratmakta zorlandığım özne konusunu iyice öğrenmelerini sağlamış oldum. Dersin sonunda elbette  küçük oklarımız defterlere yapıştı. Bazı çocuklarım "Ben yapıştırmam yine bununla bulacağım özneyi" diyerek karşı çıktı :) Muhtemelen yarın "Benim okum kaybolmuş öğretmenim" diyerek yakama yapışacaklar ;)

18 Aralık 2012 Salı

Bu Çocuk Da Kim?

Dersimiz bu kez İngilizce. Bu dersi çok önemsiyorum. Çünkü çocuklarım ve benim için tamamen değişik, yeni bir deneyim. 
Konumuz Body Parts. İtiraf etmeliyim okula giderken bu konuyla ilgili hiçbir hazırlığım yoktu. Sadece sevgili Ender Öğretmenimin daha önce verdiği bir küçük fikir. Vücut bölümlerini öğretmek için genellikle bir çocuk resmi üzerinde bu bölümleri gösteren hazır posterler kullanılır. Ben bu yıl posterleri hep canlı canlı hazırlıyorum sınıfta. Bunu da öyle yaptık.
Öncelikle o meşhur rulo kağıdımızdan sınıfın en kısa boylu delikanlısının boyunca iki parça kesip yere serdik. Ortasından koli bandıyla birbirine yapıştırdık.
Delikanlımız Küçük Azat'ı kâğıdın üstüne yatırdık ve kahkahalar arasında etrafından çizdik. Böylece dev çocuk posterimizin dış hatları hazır oldu.



Aynı şekli bütün çocuklarım defterlerine de çizdi. Ardından her vücut bölümünü hem kendi üstümüzde gösterdik, hem dev posterimizde hem defterlerimizde çizip isimlerini yazdık. Postere yazarken bir yandan renklendirdim. Çocuklarım da renkli kalemler kullandılar. Böylece yavaş yavaş vücut bölümlerini gösteren posterimiz hazırlandı. En çok da saçlara bayıldık :) 
İsimlerin çoğul halleri için yanlarına parantez içinde (s) harfini ekledik. Çoğul hali farklı olanları doğrudan yazdık (foot - feet gibi) Yalnız yüz bölümü için onlar defterlerine ayrı bir kafa çizdiler. Ardından hazırlanmış olan dev posterimizi okul koridorumuza gururla astık. Gerçekten gurula astık. Çocuklarım gören herkese "Biz yaptık bunu" demiş teneffüs boyu :)











Şimdi kapımızın yanında duran bu postere gelip geçerken bakıyorlar. Tekrar yapmış oluyorlar. Elbet hazır posterler de kullanılabilir. Ancak tecrübeyle sabittir bu tarz poster ve afişler her zaman daha fazla seyirci topluyor ;)

11 Aralık 2012 Salı

Çizgisel Çılgınlık :)

Dersimiz Görsel Sanatlar, konumuz çizgisel çalışmalar. 
Sınıf düzenim zaten üç büyük küme şeklinde olduğu için bu üç kümeyle çalıştık. Önce her kümeye yaklaşık 3 m uzunluğunda kağıt verdim. Bu kağıtları İkea'dan almıştım daha önce ve sınıfta çok kullanıyoruz.
Her neyse kağıtlar sıralara serildi ve sulu boya için malzemeler hazırlandı. Ardından her grup kendi kağıdına dilediği gibi siyah renkli çizgiler çizdi. Bu aşamada hem birbirlerinin çizimlerini takip ederek gerektiğinde tamamlayıcı çizimler yaptılar hem de birlikte nereye nasıl çizgiler yapılacağına karar verdiler. İlk aşamamız oldukça sakin geçti. Bir iki küslük olayını da benim müdahelemle çözdük ;)












Ardından çizgiler arasında kalan bölümleri diledikleri çizgi türlerini (Yatay ya da düşey çizgiler, kırık çizgiler, eğik çizgiler vs.) kullanarak pastel boyalarla doldurdular. Yine tüm grup üyeleri aynı kağıt üzerinde farklı yerlerde çalışarak büyük resmi tamamladılar. 



 Elbet çalışmanın yarısına gelmeden zil çaldı. Teneffüse çıktık. Geri döndüğümde iki grubun çalışmaları bitmişti. Diğer grup da tamamlamak üzereydi. Ama pastel boyayı eline alan kağıdın yanında kendine, arkadaşına da sakal bıyık çizmiş :) Sınıfa girdim bir sürü bıyıklı soytarı beni bekliyor :) 

Önce kızayım dedim ama baktım öyle mutlular ki! Ben de aldım yüz boyalarını hepsini güzelce boyadım. Bir sürü bıyıklımız ve palyaçomuz oldu. Sonrası malum çılgınlık :) Uzun zamandır en çok güldüğümüz ders oldu :)










Peki bu kadar deliliğin sonucu ne oldu diyeceksiniz.
İşte ilk ve somut olan muhteşem sonuç. Doğrusu bu kadarını beklemiyordum.






Elbet bu yıl her çalışmamızda olduğu gibi okul koridorundaki yerini de aldılar. 
Bu çılgınlığın ikinci ve belki daha önemli kazanımı ise bol bol gülüp eğlenerek, birbirimize sarılıp poz vererek, birbirimize gülerek, yardımlaşarak ve birlikte çalışarak geçirdiğimiz, ürünümüzle ve kendimizle gurur duyduğumuz iki ders oldu. Hep söylüyorum okul illa ki herkesin yüzünün asık olduğu, ciddiyetle ve hiç durmadan çalışılan bir yer olmak zorunda değil. Aslında çok eğlenceli bir yer olabilir yeter ki biz isteyelim :) Çocuklarımız okulda ne kadar güzel zaman geçirirse zorunlu sıkıcı anlarda da o kadar verimli ve istekli olurlar diye düşünüyorum.