kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2015 Pazartesi

Mış Gibi

Sene başından beri hayatımızda olan ve bize yepyeni bir ufuk açan eğitimde sistem düşüncesi  araçlarını kullanmayı iyice öğrendik ve bu araçlarla boyumuzdan büyük işler yapmaya başladık bile ;) Bu araçların başlangıç olarak en kolay kullanım alanı hikaye ve metin çalışmaları. Biz de zaman zaman ders işlenişlerimizde bu araçları kullanıyoruz. 
İlk hikayemiz Mış Gibi.

 Biz kitabı dinleme metni olarak kullandık. Resim yapmayı çok seven Ramon'un kendisiyle dalga geçen ağabeyi yüzünden resim yapmayı bırakması ve ardından kız kardeşi sayesinde kendini yeniden keşfetmesini anlatan hikayeyi dinledikten sonra hikayemiz için zaman boyunca davranış grafiğimizi hep birlikte hazırladık. 
Zaman boyunca davranış grafiği Eğitimde Sistem Düşüncesi yaklaşımında (ESD) zaman boyunca değişen durumları somut olarak görebilmemizi sağlayan genellikle ilk olarak kullandığımız araç. Bu grafiği hazırlarken yatay eksende daima zaman ya da olayların oluş sırasını alıyoruz. Düşey eksende ise bu zaman boyunca değişen durumu alıyoruz. Biz Mış Gibi için olaylar boyunca Ramon'un moral durumunu incelediğimiz bir grafik hazırladık. 



İkinci aşamada bu değişimin nedenlerini somut oarak gözlemlememize yarayan stok akış diyagramını kullandık. 
Stok akış diyagramı ESD yaklaşımında kullandığımız ikinci araç. Burada bir stok ve bunu arttıran ve azaltan etmenlerimiz var. Daha kolay anlamak ve somutlaştırmak için stook bir küvet olarak düşünülebilir. Küvetin içine bir çeşmeden su dolarken altındaki delikten de su boşalıyor. Bu bir sistem ve biz sistemi herhangi bir anda durduğumuzda küvetin içindeki su miktarı o anki stok oluyor. Stok olarak su, para, elma gibi somut nesneler alınabileceği gibi duygular gibi soyut kavramlar da kullanılabilir. Stok akış diyagramının standart bir görünümü var. Her seferinde bu şema üzerinde çalışıyoruz. Diyagramın ortasında stok, sol tarafta bunu besleyen girişler diğer tarafta da azaltan çıkışlar yer alıyor. Biz hikayede Ramon'un mutluluğunun değişimini incelediğimiz için stok olarak Ramon'un mutluluğunu aldık. Bunu arttıran ve azaltan faktörleri de hep birlikte belirleyerek diyagramda uygun yerlere yazdık. 


Bir sonraki aşamada bu kez kendi mutluluğumuzun stok akış diyagramını hazırladık. Her minik kendi mutluluğunu arttıran ve azaltan faktörleri belirledi. 


Ardından hikayeyi iki bölüme ayırıp bu iki bölüm için çıkarım merdivenlerimizi hazırladık.  
Çıkarım merdiveni ESD yaklaşımında en derindeki aracımız. Merdivenin küçük yaş grupları için hazırlanan halinde en alt basamakta beş duyumuzla algıladıklarımızı belirliyoruz. Yani ne gördük, duyduk, kokladık vs. Merdivenin bir üst basamağında bu algımızla ilgili olarak ne hissettiğimizi belirliyoruz. Son basamakta ise tüm bu bilgilerin ışığında hangi eylemi gerçekleştirdiğimizi belirliyoruz. 
Biz de Ramon için çıkarım merdivenlerimizi hazırlayarak Ramon'un yaşadıklarına nasıl tepkiler verdiğini somutlaştırarak belirlemiş olduk. 


Çalışmanın son kısmında Türkçe derslerinde metin çalışmalarında en çok kullandığımız tekniklerden olan hikaye haritamızı kolayca yaparak Mış Gibi ile ilgili derinlemesine çalışmalarımızı tamamlamış olduk. 


"Peki, ESD araçları bize neler kazandırdı?" dersek cevap basit; bu araçlar bize zaman zaman karmaşık gelen sistemleri kolayca parçalara ayırıp inceleme şansı veriyor. Küçük çocukların kavrayıp yorumlamakta zorlandıkları soyut kavramları ve düşünceleri somutlaştırarak daha kolay anlamalarına yardımcı oluyor. ESD her tür ders ve kazanım işlenişinde uygulanabilecek bir araç takımı aslında. Kısaca düşünceleri somutlaştırmanın, olayların altında yatan gerçek nedenleri belirlemenin keyifli ve kolay kullanılabilen bir yolu. 
Bu yaklaşımla ilgili sayısız kaynak ve bilgi paylaşımı için http://www.egitimdesistemdusuncesi.org
adresini mutlaka incelemenizi tavsiye ederim. 

10 Şubat 2015 Salı

Yaşlı Kadın Bir Sinek Yuttu ya da Sıra Bildiren Sayılar

Bilenler bilir, bir İngilizce çocuk şarkısı var; "I know an old lady who swallowed a fly" önüne gelen hayvanı bir lokmada yutuveren yaşlı kadınla ilgili bir şarkı. Pinterest'te dolaşırken sık sık etkinliklerine rastladığım, uzun süre bir çocuk kitabı sandığım bir çocuk şarkısı. Videosunu izlemek isterseniz buyrun burada linki var. 
Geçen yıl "Bunu neden bir hikaye kitabı yapmamışlar ki?" diye düşünüp kızım için Türkçe'ye çevirmiş, kadıncağızın ölümüyle ilgili kısımları çıkarıp oldukça da değiştirip "Yaşlı Kadın Bir Sinek Yuttu" adlı bir minik hikaye kitabı yazmıştım. 


Bu hafta matematik dersinde konumuz sıra bildiren sayılardı. Biz de bu neşeli hikayeyi kullanmaya karar verdik. Önce sınıfta projeksiyondan yansıtarak hikayeyi okuduk. Ne eğlendik sormayın. Hele eşek ve at da kadının midesindeki yerini alınca en realist minikler bile gülmekten kırıldı. Şimdi "Bunun matematikle ne alakası var?" diyeceksiniz haliyle. Anlatayım; şu meşhur İKEA rulosundan uzunca bir parça kesip tahtaya astık. Sonra hikayeyi konuştuk. "İlk hangi hayvanı yutmuş, ikinci hangisiymiş, kim sırayla sayabilir?" gibi sorularla hikayeyi çözümledik. Ardından kağıdın sol tarafına yukarıdan aşağıya doğru "1., 2., 3. ..." Şeklinde yediye kadar sıra sayılarını yapıştırdık. Sonra "Birinci kimdi?" " İkinci kimdi?" diye sora sora kitapta geçen hayvanlarımızı sıraladık. En son sayıların okunuşlarını da yanlarına yapıştırıp bir de başlık ekleyerek posterimizi tamamladık. 


Sonra her miniğimize bir yaşlı kadın ve bir de yuttuğu hayvanların yer aldığı çalışma kağıtlarını dağıttık. Hayvanları kestiler, sıra sayılarını kullanarak hikayeyi kendi kendilerine yeniden anlatarak hayvanları kadının midesine yapıştırdılar, güzelce boyadılar. 


Kırk dakikalık ders saati içinde dolu dolu ve keyifle etkinliğimizi tamamladık. Sıra bildiren sayılar konusu için keyifli bir pekiştirme çalışması oldu bizim için. 
Etkinlikte kullandığımız çalışma kağıdı ve hikaye kitabının hem power point hem epub halini buraya tıklayıp indirebilirsiniz. 

22 Ocak 2015 Perşembe

Uçan Koyun

Çok şükür artık okuyup yazıyoruz. Tabii doğal olarak metin çalışmalarımıza da yavaş yavaş başladık. 
Geçen sene Fairy Tale adlı bir uygulamayı kullanarak Uçan Koyun adlı minik bir masal kitabı hazırlamıştım. Bu hafta miniklerimizle o kitabı okumaya karar verdik. Kitapta Kuki adlı, en büyük hayali uçmak olan bir koyun vardı. Kuki bir ara bir sıcak hava balonu olsa diye düşünüyordu. Ben de kitabı kuru kuru okumak olmaz diye düşünürken kendi sıcak hava balonlarımızı yapıp üstüne de gitmek istediğimiz yerleri yazsak dedim. 
Önce masalı okuduk.  Ardından sıcak hava balonlarımızla nerelere gitmek isterdik diye konuştuk. Ne cevaplar geldi anlatamam. Sonra herkes kendi balonunun üstüne hayalini kısa ve basit cümlelerle yazdı. Balonlar boyanıp kesildi. 

Kızlar ve erkekler için ayrı ayrı çocuk şablonları hazırlamıştım. Herkes kendi suratını çizip dilediği gibi boyayarak kendi kağıt bebek halini hazırladı. Ardından çocuklar köpük bardaktan sepetlere bantlandı. Balonlar pipet ve bant marifetiyle bardaklara takıldı. Böylece hayallerimizle yüklü sıcak hava balonlarımız gökyüzüne yükselmeye hazır hale geldi. 







Masal ve tüm etkinlik fikri özgündür. Masalımız ile balon ve çocuk şablonlarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

2 Nisan 2014 Çarşamba

Kendi Kitabımızı Kendimiz Yazıyoruz

Yine muhteşem bir uygulama keşfettim :) Artık kendi resimli hikaye kitaplarımızı yazıyoruz. Uygulamamız StoryMaker. Appstore'dan ücretsiz olarak indirebilirsiniz ama tüm özelliklerini kullanabilmek için yaklaşık 9 lira ücret ödemek gerekiyor. 


Uygulama çok basit. Yeni bir hikaye yarat diyoruz ve karşımıza şöyle bir sayfa çıkıyor. 

Bu boş sayfa üzerine mekanlar, insanlar, yiyecekler vs kategoriler altındaki keyifli çöp adam çizimlerini ekleyerek hikayemizi oluşturup yazı ekleyebiliyoruz. Dilersek kendimiz çizim yapabiliyoruz ya da film rulomuzdan fotoğraf ekleyebiliyoruz. Hatta işimiz bittiğinde masalımızı okurken sesimizi kaydedip bir sesli kitap da elde edebiliriz. Ücretsiz sürümde tek bir masal kaydedebiliyor ve çıktı alamıyoruz. Sınırsız hikaye kaydedebilmek, uygulama üzerinden kolayca çıktı alabilmek ve ekstra çizimler için ücretli sürümü tavsiye ederim. 
Gelelim sınıfta nasıl kullandığımıza; 
İlk denememiz olduğu için ben önceden hikayenin resimlerini hazırladım. Ardından önce kahramanın adını belirlediler. Sonra her resim üzerine beraber konuşarak resimde olanları birer cümleyle dileyen kişinin söylemesini sağladım. 

 

Bizimki bir ilkokuma kitabı olacağından her sayfaya bir cümle olacak şekilde hazırladık. Uygulamada el yazısı fontu yok. Ama kullandığı font Comicsans ms benzeri bir font. Bu nedenle birinci sınıflara hiç sıkıntı yaratmıyor. 
Hikayemiz bitince resimlere bakarak yeniden okuduk. Sonra ben tahtaya el yazısı ile yazdım, onlar A4 kağıtlara yazıp resimlediler. Bunlar panomuzdaki yerlerini aldı. 

 

Sonra hikayemizi pdf formatında kaydedip sınıf duvarına asmak için çıktısını aldım. Tabii bu aşamada renkli çıktı çok daha keyifli bir sonuç verecektir. 

 

Son olarak hikayemizi her çocuğuma minik bir kitapçık olacak şekilde çoğaltıp dağıttım. Resimleri boyadılar, sayfaları kesip sıraladılar ve zımbaladık. Böylece herkesin elinde birlikte yazdığımız bir hikaye kitabı oldu :) 

 
 

İnsanın kendi yazdığı kitaptan daha zevkle okuyacağı başka şey var mıdır bilemem ;) biz bundan böyle metin çalışmalarımızı bu şekilde yapacağız. 

1 Aralık 2011 Perşembe

KÜÇÜK PRENS’İ OKUYORUZ :)

       “O halde sadece çocuklar ne aradıklarını biliyor” dedi küçük prens."
        Sanırım en sevdiğim kitaplar sıralamasına ilk ona girer “Küçük Prens”. On kere okusam bıkmam :) Çocuklarım  da okusun istedim. Geçen yıl Alice Harikalar Diyarında (Favorilerimden biri o da ) kitabını yeniden ama doğru düzgün kısaltarak 10 fasikül halinde evde basmıştım. Her çocuğuma bir tane vermiştim. Hafta hafta okumuştuk. çok keyif almıştık :)
         Bu seneki kitabımız Küçük Prens.
         İntereti çook seviyorum :) Bir site buldum; Kitabı bölüm bölüm eklemişler. 



İşte burda. 
 
Ben de bölümleri 50X70 posterlere dönüştürüp kapıya asmaya karar verdim. Hatta ilkini astım bile :)
 
 
  Çocuklarım okumaya başladılar. Sevdiler, sevindiler. Her bölümü ortalama 2 gün tutacağım kapıda. Bu şekilde bir “Kapı Kitabımız” oldu. Ya da “Kapıda Kitap” 

       Böyle okuma etkinlikleri çocukların merakını canlı tutuyor. Devamını heyecanla bekledikleri kitabı okumaktan daha büyük keyif alıyorlar.    
     


Ne diyelim, "Yaşasın Küçük Prens!"