26 Aralık 2011 Pazartesi

Kar Çılgınlığı :)


Kim demiş okul sıkıcı bir yerdir diye? Benim çocuklarım muhtemelen demez :) Evet dersler çok önemli ama bana göre herşey ders demek değil. Bazen mola vermek, eğlenmek, hatta çılgına dönüp kendini kaybedebilmek gerek. Başarıya katkısı var mı? Evet var. Çocuklar mutlu ve rahat oldukları bir yerde daha fazla motive oluyorlar.

Bugün dağıttık biz de sınıfça. Son dersin son 25 dakikası bahçeye çıktık. Normalde üşüyüp hasta olmasınlar diye kartopu oynamayı yasakladığım çocuklarıma "Evet, herşey serbest!" dediğim anda kendilerini kaybettiler. Bütün hayatları karla iç içe geçen çocuklar ilk defa kar görmüş gibi oynadılar. 25 dakikalık bir çılgınlık...
 







Çocukların yüzündeki mutluluk zaten herşeyi anlatıyor. Dondular ama olsun :) Bugünü asla unutmazlar. Sınıf olarak çok güzel vakit geçirebileceğimizi bir kere daha gördüler.

 
 Dışarıdan bakılınca hiçbir amaca hizmet etmez gibi görünüyor biliyorum. Ama benim tek bir amacım vardı, çocuklarımı mutlu etmek. Onu da başardım.




 Herşey bu gülümseme için :) Mutlu çocuklar daha verimli oluyor.




Siz çocuklarınızı eğlendirin gerisi gelecektir. Sınıfımda üzüntüden deliye döndüğüm anlar oluyor elbette. Bazen herşey boşuna diye düşünüyorum.Ama böyle bir yerde çalışıyorsanız öğrencilerinizle ilgili hayalleriniz biraz farklılaşmak zorunda kalıyor. Kendilerine güvensinler, ileriye doğru küçücük de olsa bir adım atabilsinler, ufukları birazcık olsun genişlesin, kabuklarını kırabilecek gücü zamanı gelince kendilerinde bulabilsinler, yeter diyorsunuz.


Son söz Sevinç'ten; "Öğretmenim sanki ilk defa karla oynuyor gibiyim. Ne kadar zevkliymiş."




23 Aralık 2011 Cuma

Piet Mondrian Olduk :)




Görsel Sanatlar dersinde kazanımımız "A.8. Çalışmalarında çizgi, renk, biçim ve leke ilişkilerini kullanır." Kılavuz kitabın önerisi ile çocuklara ressam Piet Mondrian hakkında kısa araştırma ödevi vermiştim. Bir kaç tanesi bölük pörçük bir şeyler öğrenip gelmiş. Biz de sınıfta araştırdık, ressamı tanıdık. Sonra eserlerinden örnekleri inceledik. Bir kaç haftadır lekelerle ve çizgilerle çalışmalar yapıyorduk zaten. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu çalışmaların son basamağı olarak çizgi ve lekeleri birlikte kullandık. Daha önce yaptığım gibi eseri tahtaya yansıttım ve ortaya yine çok güzel ve orjinal sonuçlar çıktı :) Çocukları sınırlamıyorum böyle çalışmalarda. "Dilerseniz aynısını yapın, dilerseniz istediğiniz gibi çalışın" diyorum. Elbette Joann Strauss valsleri eşliğinde.
Kızlarımdan bir tanesinin şikayeti beni çok güldürdü;  "Öğretmenim ben içimden geldiği gibi yapıyorum, Zerda "Yanlış yapmışsın" diye kızıyor." İşte sonuçlar; Bu arada gördüğü eserin aynısını yapan 2 kişi oldu sadece :)
 






 


16 Aralık 2011 Cuma

Senin Evin Nerede?


Bir etkinliğin en önemli özelliği bence tekrar tekrar kullanılabilir ve farklı konulara uygulanabilir olması. Geçen hafta Evim Evim Hayal Evim etkinliği yapmış, hayalimizdeki evleri anlatmıştık. Bu hafta da etkinlik sergimizle bunu bütün okulla paylaşmıştık.

Bu hafta hayat bilgisi konularımız evimizin adresi ve yönlerdi. Konunun içinde kroki de var. Biz de sergimizi bozduk, evlerimizi sınıfın tabanına şehir planında yerleştirdik. Aralara hastane, park gibi yapıları da kağıda yazarak yerleştirdik. Sokak numaraları ve cadde isimlerini de yazdık. Güzel bir mahallemiz oldu :) adını da geçen yılki sınıf adımızdan koyduk; "Çalışkan Arılar Mahallesi" :)

İşte bizim mahalle :)

Sıraların üstüne çıktık, kuşbakışı baktık mahalleye. "Neymiş kuşbakışı görünüm gördünüz mü?" "Gördük"



 








 Çocuklar mahallede gezdi dolaştı, evinin adresini kağıtlara yazdı. komşuları kimlermiş baktı. Pusulayı koyduk mahallenin ortasına, yönlerimizi bulduk. 
Evinin batısında kim oturuyor, doğusunda kim  bakıp gördüler. Evlerinin yerini bana tarif ettiler kaybolmayayım diye :)
Bu etkinlik bitmedi, pazartesi devam ederiz. Daha kroki çizeceğiz. 



 











Bana kalan; baş ağrısı... Çocuklara kalan; sorsanız sadece eğlence ama farketmediler bile adres yazmayı, yer tarif etmeyi nasıl öğrendiklerini.






12 Aralık 2011 Pazartesi

İlk Büyük Sergimizi Açtık!



        Evim Evim Hayal Evim demiş, hayallerimizi süsleyen evleri anlatmıştık ya, bugün de herkes görsün dedik ve yılın ilk büyük sergisini açtık :) Aman bir telaş, bir heycan sormayın.




Sınıfları davet ettik. Bizi kırmadılar, öğretmenleri ile birlikte gelip sergimizi gezdiler.





Oldukça kalabalık bir ziyaretçi kitlemiz oldu :)



Yorulduk, telaşlandık, heyecanlandık ama günün sonunda bize kalan gurur oldu.












Ziyaretçilerimiz ayrılmadan önce "Düşünce Duvarı"mıza sergimizle ilgili görüşlerini de yazdılar.

Böyle etkinlikler çok yorucu olabiliyor. Ancak bana göre 10 saat dersten daha etkili. Çocuklara özgüven kazandırmanın en iyi yolu. Bir ürün ortaya koymak ve bunu sınıfın dışında sergilemek çocuklar için müthiş bir duygu.

Son olarak kızlarımdan birinin günün sonunda düşünce duvarına bıraktığı not;
"Sergimiz çok güzel geçti. Kendimizle gurur duyuyoruz. Bunlar bizim maket evlerimiz. Ben bugünü sabırsızlıkla bekliyordum. İşte bugün geldi. Çok mutluyum."

Bir öğretmenin yaptığı etkinlik sonunda alabileceği en güzel dönüt bu olsa gerek :)

Çocuklarımın böyle duygular yaşamasına aracı olabilmek benim için büyük mutluluk :) :)

Dersini bölüp etkinliğimizde bizi yalnız bırakmayan tüm öğretmen arkadaşlarıma ve yaptığım tüm etkinliklere destek olan sevgili müdürümüze tekrar teşekkürler :)

9 Aralık 2011 Cuma

Türkçe Dersini Seviyoruz :)

Türkçe metnimiz Çiftçi Amca şiiriydi.

Okuduk, yazdık, çizdik, yine okuduk ...

Dersleri birbirine bağlamayı seviyorum. Görsel sanatlar dersinde de Namık İsmail'in Harman tablosunun reprodüksiyonunu yaptık. Aynı resme bakan 29 gözün yaptığı çalışmalar insanı şaşırtıyor. 
Buna baktık...
















Bunları gördük :)

Buğday'ın ekmek olana kadar başından geçenleri öğrendik. Yetmedi bir de şair oldular EKMEK başlıklı dörtlükler yazdılar. İşte favorilerim :)

EKMEK
Nasıl acılar çektin ekmek
Güzel ekmek
Canım ekmek
Tatlı ekmek

EKMEK
Çizgi roman olsun
Yediğimiz ekmek olsun
Çiftçi amca sana saygılar olsun
Fırıncı amca sana da teşekkürler olsun
Ekmek yiyenlere bal şeker olsun

EKMEK
Ekmeğim benim
Seni çok severim
Akşam oldu mu
Seni yerim


Bütün hafta okuduk, yazdık, çizdik metni bugün bitirdik. Bugün sunum günümüzdü. Şiiri şarkıya çevirdi benim müthiş sanatçılar :)

Yaklaşık on beş dakikalık bir etkinlik ama keyfi inanılmaz :)

Bir potbori hazırladım :)



video



Evet evet, Türkçe dersini kesinlikle seviyoruz :)






7 Aralık 2011 Çarşamba

Evim Evim Hayal Evim...

Hayat bilgisi dersi kazanımımız "Hayalindeki evi planlar ve sanat yoluyla ifade eder." 
 
Bizim çocukların dünyaları küçük hayalleri de öyle midir? 
 
Merak ettim, "hayalinizdeki evi anlatın" dedim.  Hazırlandılar, bugün geldiler. Pek çoğu maket yapmış. Bir kaç tanesi de resim. İtiraf edeyim getirmeyi unutan ya da hiiç yapmayanların da sayısı çok da az değildi ;)

Sahneyi hazırladık, sırayla çıktılar, hayallerindeki evi anlattılar. Onlar için heyecanlı, benim için buruk bir etkinlik oldu. 


Öyle duvarları çikolatadan, çatısı şekerden evler hayal etmemişler. Hepsi de büyük -onların diliyle- "bümbüyük" bir ev istemiş. Bahçeli ve bahçesinde oyun oynayabilecekleri parkı olan evler. Kurulan cümlelerden bazıları şöyleydi;

"Heryeri düzgün bir ev istiyorum."
"Kendi odam olsun istiyorum."
"Hiçbir eksiği olmasın istiyorum."

Annesi her yıl yeni bir "kardeş" doğuran bir kızım "Ben evimde yalnız yaşamak istiyorum." dedi. Güldüm, üzüldüm, düşündüm...
 
 En hoşuma giden de kapı ve pencereleri gökkuşağı gibi, çatısı da cıvıl cıvıl olan ev hayaliydi :) Biri de hizmetçi istiyormuş "Ben de isterim" dedim :) 

Bu etkinlik az çok aynı şekilde bu günlerde her 3. sınıfta yapılıyor. Yapılmadıysa da kesinlikle tavsiye ederim :) Çocukların topluluk önünde konuşma yapması çok önemli bir beceri. İtiraf edeyim ben daha önce pek güvenmiyordum onlara.  Ama yanıldığımı bu yıl anladım. İlk zamanlar karşıdakini çıldırtan sunumlar izliyorsunuz da giderek herşey yoluna giriyor. Varsın üçgenin çevresini hesaplayamasın bazıları ama derdini karşısındakine anlatabilsin hepsi.
  Dünyaları küçük,
Hayalleri bümbüyükmüş


Hayallerini dinleyin çocukların
Gerçekler orada gizliymiş...